Thread Rating:
  • 0 Vote(s) - 0 Average
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bir alimin bakış açısından öğretiler
#1
Uyanıklık kurnazlığa karşısında başvurulabilecek biricik savunmadır. İnsanların niyetlerini anlamak ile alakadar gayretli olun. Oldukça çok insan bizzat işlerini başkalarına yaptırma ile alakadar başarılıdır ve bu kişilerin niyetlerinin farkında olmazsanız, kendinizi bir gün onlar için ateşe atılmış halde bulabilirsiniz.

Özellikle de yaşamın başında. Herkes, özellikle da bunu adalet etmeyenler kendileri hakkında iyi şeyler düşünür. Herkes şansının yaver gitmesini diler ve kusursuz olduğunu düşünür. ümit mübalağalı vaatlere çanak tutsa da, tecrübe bunları adına getirmez. Bu gibi abes hayaller yalnızca sıkıntı doğurur. İnsanlar gerçeği ayrım ettiklerinde bunu anlarlar. Akıllı insan böyle hataları sezinleyebilir. Bu kişiler her vakit iyiyi umsalar da, en kötüye karşı da hazırlıklıdır ve bu sayede başlarına gelenleri soğukkanlılıkla karşılarlar. Doğrudur, hayatta fazla yüksekleri hedeflemek akıllıcadır, fakat bu hedefler henüz hayatınızın başında sizi amacınızdan uzaklaştıracak kadar büyük olmamalıdır. Böyle beklenti ayarları yapmak gereklidir, bu yüzden beklentilerin gözü fazla yükseklerde olsa da, yaşananlar önceden gelir. Ahmaklığın en iyi devası sağduyudur. Şayet bir insan kendini sınırlarını bilirse, ideallerini de gerçeklikle uzlaştırabilir.

Birisine bir şey öğretemeyecek insan yoktur ve henüz da yukarılara taşınamayacak üstünlükte bir insan da olamaz. Her insandan nasıl yararlanılması gerektiğini bilmek yaralı bir bilgidir. Akıllı insanlar herkesin değerini bilir, bu yüzden onlara göre, herkesin iyi bir yanı vardır ve bir şeyi iyi yapmanın ne kadar zor olduğunun da farkındadırlar. Ahmaklar herkesi küçümser, bu nedenle de iyinin farkına varamaz, her vakit kötüyü seçerler.

Hiç kimse hâkim yıldıza sahip olamayacak kadar çaresiz değildir şayet talihsizse bunun sebebi yıldızından habersiz olmasıdır. Kimi insanlar nedenini bilmemelerine karşın varlıklı ve kudretli kişiler arasında bir yere sahiptir. İyi talihin yollarını açtığını düşünürler. Bazıları ise şanstan değil de akıldan yardım alırlar. Bir insanın algılanması veyahut karşılanması toplumdan topluma ve şehirden şehre değişebilir. Nitelikleri hiç değişmemesine karşın, şu mevkide veya bu işte bir diğerinden fazla henüz başarılıdırlar. Şans kartları nasıl ve ne vakit istiyorsa öyle dağıtır. Rehber yıldızınızı izleyin ve onu başkasıyla karıştırmadan yönünüzü bulun.

Bir ahmağı gördüğü vakit tanımayanın, kendisi de ahmaktır. Bu insanlar ahmaklardan ırak durmayan insanlardır. Ahmaklar tehlikeli arkadaşlar ve insanı mahveden sırdaşlardır. Bizzat dikkatleri ve başkalarının ilgisi bazen onları belli sınırlar içinde tutsa da, özdeş ahmaklıkları yapmaya sürek ederler. Kendilerine hayrı olmayanlara muavin olunamaz. Onlar en şanssızlardır, ahmakların Nemesis’idirler ve bu kişiler her şekilde karşılık öderler. Onlar hakkında o kadar da fena olmayan biricik bir şey şudur; akıllıların hiç işlerine yaramasalar da ne azından bir ikaz levhası görevi görürler.

Özellikle yüksek görevlerde, insanın değerinin anlaşılmasını sağlamak için sınırlarını geçmesi şart olan milletler vardır. Onların ülkesi her vakit büyük beyinlerin anavatanı gibidir. Bizzat vatandaşlarında hasetlik uyandırıp onların ulaştığı yüksek yerleri değil de, başlangıçtaki ufak hallerini hatırlamalarına yol açarlar. Dünyanın bir ucundan gelen bir toplu iğne değerlidir, aynen dışarıdan gelmiş bir parça boyalı camın bazen elmas değerinde olması gibi... Dışarıdan gelen her şeye hürmet duyulur. Hem uzaktan geldiği, hatta amade ve kusursuz olduğu için. Öyle insanlar görürüz ki, bir zamanlar köyün maskarasıyken şimdi şehrin gözdesi olmuşlardır. Bu insanlar memleketlileri ve yabancı kişiler tarafından övülürler. Yabancı insanlar onları överler, bu yüzden uzaktan gelmişlerdir. Memleketlileri onları sever, bu yüzden uzaktan görürler. Mihraptaki ahşap yontu, onun bahçedeki ağaç gövdesi olduğunu hatırlayan kişilerden hürmet görmez.
Reply


Forum Jump:


Users browsing this thread: 1 Guest(s)