Welcome, Guest
You have to register before you can post on our site.

Username
  

Password
  





Search Forums

(Advanced Search)

Forum Statistics
» Members: 1
» Latest member: trmanga
» Forum threads: 18
» Forum posts: 18

Full Statistics

Online Users
There are currently 5 online users.
» 0 Member(s) | 5 Guest(s)

Latest Threads
Savaş sonrası toplumların...
Forum: Nesilden nesile aktarılan bilinç
Last Post: trmanga
04-21-2021, 09:05 PM
» Replies: 0
» Views: 16
Bilgi hazinesine giden yo...
Forum: Nesilden nesile aktarılan bilinç
Last Post: trmanga
04-21-2021, 09:01 PM
» Replies: 0
» Views: 11
Zihnin karmaşık yapısını ...
Forum: Nesilden nesile aktarılan bilinç
Last Post: trmanga
04-21-2021, 08:59 PM
» Replies: 0
» Views: 10
Analiz yeteneğindeki geli...
Forum: Geçmişten günümüze toplumsal farkındalık
Last Post: trmanga
04-21-2021, 08:55 PM
» Replies: 0
» Views: 17
Aklın ulaşabileceği uç no...
Forum: Geçmişten günümüze toplumsal farkındalık
Last Post: trmanga
04-21-2021, 08:52 PM
» Replies: 0
» Views: 15
Doğruluk hakkında düşünse...
Forum: Geçmişten günümüze toplumsal farkındalık
Last Post: trmanga
04-21-2021, 08:48 PM
» Replies: 0
» Views: 13
Bir alimin bakış açısında...
Forum: Toplumsal anlayışın günümüzde etkileri
Last Post: trmanga
04-21-2021, 08:44 PM
» Replies: 0
» Views: 18
Yaşamın bilinmeyen yönler...
Forum: Toplumsal anlayışın günümüzde etkileri
Last Post: trmanga
04-21-2021, 08:40 PM
» Replies: 0
» Views: 15
Duygu ve insan dünyasında...
Forum: Toplumsal anlayışın günümüzde etkileri
Last Post: trmanga
04-21-2021, 08:37 PM
» Replies: 0
» Views: 28
Duygu bilimde içsel yolcu...
Forum: Yaşamın uzaması adına söylemler
Last Post: trmanga
04-21-2021, 08:32 PM
» Replies: 0
» Views: 22

 
  Savaş sonrası toplumlarının tekrar yapılanması
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 09:05 PM - Forum: Nesilden nesile aktarılan bilinç - No Replies

Yaşamınızı talihin yapacağı gibi değil, sağduyu ve öngörünün yapacağı gibi planlayın. Yaşam eğlenceli süreçler olmadan, tıpkı üzerinde hiçbir han olmayan uzun bir yol gibi yorucudur. Artan bilgi mutluluğu da arttırır. Soylu bir hayatın ilk günü ölülerle sohbet ederek geçirilmelidir. Bilmek ve kendimizi tanımak için yaşarız. Başka bir deyişle harbi kitaplar bizi harbi insanlar yapar. İkinci gün ise, yaşayanlarla beraber dünyadaki tüm iyiliği görerek ve ayrım ederek geçirilmelidir. Her şey biricik bir ülkede yer almak zorunda değildir. Evrensel babamız hediyelerini paylaştırmış, bazen de en büyük yeteneği en çirkin olana vermiştir. Üçüncü gün ise tamamiyle kendimize ayrılmalıdır. En büyük bahtiyar filozof olmaktır.

Ne görenlerin hepsinin gözleri açıktır, ne de bakan herkes görebilir. Bir şeyleri fazla geç ayrım etmek bize yardım edeceği yerde endişelenmemize yol açar. Bazıları artık görülecek hiçbir şey kalmadığında görmeye başlar. Onlar kendilerine gelene dek, evleri çoktan yerle bir olur. Hiçbir isteme gücü olmayan kimseye his aşılamak zordur. Bununla beraber hiçbir duygusu olmayan insanlara erk vermek henüz da zordur. Etraflarını çevreleyenler, onlarla körebe oyunu oynamaktadır. Onları el alemin kortej konusu yapmaktadır. Duymakta zorluk çektikleri gibi, görmek için gözlerini de açmazlar. Varlıklarının biricik dayanağı olan böylesine bir duygusuzluğu teşvik edenler hep olmaktadır. Koşucusu kör olan bir küheylan mutsuzdur; o katiyen gürbüz olamaz.

İşler yalnızca tamamlandıklarında tatlarına varılabilir. Tüm başlangıçlar biçimsizdir. Ve bu biçimsizlik düş, imaj gücünü rahatsız etmektedir. Tamamlandığı vakit, kusursuz olmayan bir şey görmek ondan aldığımız tadı bozmaktadır. Büyük bir şeyi bir lokmada yutmak, ayrı ayrı parçaları yutmakla alakadar değerlendirmelerimizi bozabilir. Ama tat alma duyumuzu da tatmin etmektedir. Bir şey tamamlanıncaya kadar hiçbir şeydir ve yaratım süreci sona ermediği sürece hiçbir şey olarak kalır. En lezzetli yemekleri hazırlık mertebesinde görmek iştahtan ziyade tiksinti uyandırmaktadır. Büyük ustanın şaheserlerini ilk evresindeyken göstermemelerine hürmet duyalım. Onlar bu dersi, çocuğu görülebilecek kadar sıhhatli oluncaya kadar ışığa çıkarmayan tabiat Ana’dan almaktadırlar.

Hayat yalnızca düşünceden ibaret olmamalıdır. Özdeş vakitte devinim de olmalıdır. Çok akıllı toplumlar çoğunlukla basitçe kandırılabilmektedir. Çünkü onlar olağan dışı şeyleri bilirler fakat henüz lüzumlu olan hayatın alelade kaidelerinden habersizdirler. Henüz yüksek şeyleri gözlüyor olmaları, zati hazırda olan şeyler için onlara vakit bırakmaz. Onlar harbiden bilmeleri şart olan ilk şeyi ve herkesin en iyi bildiği şeyi bilmedikleri için, sığ ekseriyet tarafından cahil oldukları düşünülür veyahut öyle kabul edilirler. Bu nedenle tüccardan bir şeyler edinmek ile alakadar sağduyulu kişinin sorumluluğu almasına destur verin. Bu onun kandırılmasını ve kortej konusu olmasını engellemeye kafi. Günlük rutine adapte olun. Bu hayattaki en ulu kıymet olmasa da, en lüzumlu şeydir. Şayet uygulanması olası değilse, bilginin ne faydası vardır? Bu günlerde nasıl yaşanacağını bilmek, harbi bilginin ta kendisidir.

Şayet sunulan lokma tatsız olursa bu zevkten fazla huzursuzluk yaratır. Bazıları iyilik yapmaya çalışırken can sıkarlar. Çünkü onlar zevkin çeşitliliğini hesaba katmazlar. Rastgele biri için pohpohlama olan şey, bir öteki için hakaret manası taşır. İnsan yaralı olmaya çalışırken aşağılayıcı da olabilir. Bu, insanlarda memnuniyetten ziyade hoşnutsuzluk yaratır. Bu şekilde hem hediyeleri hatta teşekkürleri kaybedersiniz. Çünkü sizi mutluluğa doğru yönlendiren pusulayı kaybetmiş olursunuz. Diğerinin zevkini bilmeyen şahıs onu nasıl hoşnut edeceğini de bilmez. Çünkü, gelişigüzel bir şekilde övgüde bulunmaya çalışırken gerçekte hakaret edilebilir. Çünkü insanlar haklı olarak, ağırbaşlı bir şekilde cezalandırılırlar. Bazıları da konuşmalarıyla dikkat çekmek isterlerken, boşboğazlıklarıyla yalnızca etrafındakileri sıkmakta başarılı olurlar.

Print this item

  Bilgi hazinesine giden yolculuk
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 09:01 PM - Forum: Nesilden nesile aktarılan bilinç - No Replies

Ne istikametten olursa olsun, akıntıya karşı kürek çekmeyin. Her şeyin bir kesin, bir de gayri muayyen tarafı vardır. Keskin ucundan tutarsanız en güvenli bıçak dahi sizi yaralar, fakat sapından tutmayı başarırsanız, düşmanın mızrağı sizin en büyük silahınız olabilir. Avantajlarına bakılsa heyecan verebilecek oldukça çok şey, bu yapılmadığı için keder vermektedir. Her şeyin bir güzel görünen bir de güzel görünmeyen yanı vardır. Zeki olmak, bu güzel yanı bulabilmektir. özdeş şey diğer bir ışıkta oldukça ayrımlı görünebilmektedir. Bu nedenle ona en iyi istikametinden bakın ve iyi şeyleri şeytani şeylere dönüştürmeyin. Bilinir ki oldukça çok insanın heyecan aldığı şeyler birçoklarına da keder vermektedir. Bunu unutmamak, talihin bilakis gitmesine karşı büyük bir korumadır. tüm zamanlar ve tüm koşullar için geçerli, mühim bir hayat kuralıdır.

En kıymetli meziyeti için, bizzat içinde bir dengeye sahip olmayan hiç kimse yoktur. Bu his arzulardan beslenirse, insan bir despota dönüşebilir. Bununla mücadele edin ve sağduyunuzu bir müttefik olarak kullanın. Yapmanız şart olan ilk şey bunu açıklamaktır. Çünkü şeytan bir defa tanındığı vakit, fazla kısa bir müddet içerisinde yenilmektedir. Özellikle de mesele sahibi bunu başka insanların yaptığı gibi, tarafsızca kabul ederse. bizzat kendisinin efendisi olmak isteyen, evvel kendini tanımalıdır. şayet en büyük hatanız denetim altına alınırsa, başka hatalar da kısa müddette teslim olacaktır.

İnsanlar genelde oldukları gibi değil, zorunlu bırakıldıkları gibi konuşur ve devinim ederler. İnsanları kötülüğe ikna etmek kolaydır. Çünkü kötülük, en güvenilmez olduğu anlarda dahi alaka çeker. Bizim sahip olduğumuz en kusursuz kriter, diğerlerinin fikirlerine bağlıdır. Bazıları için haklı olmak mutluluğu sağlayabilir. ama bu kifayet değildir. Çünkü bu, enerjiyle de desteklenmek zorundadır. İnsanları ikna etmek zahmetsiz ve fazla yararlıdır. İnsan itibarını kelimelerle elde eder. Bu kusursuz dünya evinde günün birinde istenmeyecek kadar saklanmış bir oda yoktur. Değeri her ne kadar düşük de olsa, siz onu gözden kaçırabilirsiniz. Konuşan herkes duygularını açığa vurur.

Bazıları duydukları ilk lafa kanar. Sonraki tüm laflar onlar için ikincil derecede ehemmiyetlidir. harbi daha yolun yarısındayken yalan dünyayı dolaştığı için, gerçekliğin bu kişilerin hayatında bir yeri yoktur. İlk gördüğümüzle irademizi ve ilk teklifle zihnimizi tatmin etmemeliyiz; bu yüzden bunlar yüzeyseldir. Birçokları iyi veyahut fena olmasını hiç önemsemeden, taşıdıkları ilk içkinin kokusunu özümseyen yepyeni variller gibidir. şayet bu yüzeysellik açığa çıkarsa, ölümcül hale gelebilmektedir. Çünkü bu sonrasın da fesatlığa da çanak tutar. sayrı zihinler saf insanların beynini yıkamak ile alakadar epey ivecen davranırlar. Bu nedenle ikinci bir fırsat için her vakit aleni bir kapı bırakın. Büyük İskender her vakit karşı tarafı da dinlerdi. Haberlerin ikinci, hem de üçüncü baskısını dahi bekleyin. İlk izlenimlerinizin kölesi olmanız kapasite eksikliğini açığa vurur ve bu vaziyet tutkularınızın kölesi olmaktan pek de ırak sayılmaz.

Yıkım tellalı olarak tanınmayın. Çünkü bu iftiracı olduğunuzun düşünüldüğü manasına gelir. Başkalarını yitirme pahasına şakacı davranmayın; bu basit, ama nefret uyandıran bir durumdur. Herkes bu türden insanlar hakkında fena konuşarak onlardan intikam almaktadır. Etraftakiler kalabalık, o ise biricik başına olduğu için, diğerlerini ikna edeceği yerde o kişinin mağlup düşmesi muhtemeldir. Fena şeyler bizi eğlendirmemelidir. Bu nedenle onları katiyen hedeflemememiz gerekir. Arkadan konuşan insanlardan her vakit nefret edilir. Büyük bir insan böyle biriyle görüşürse, onun itibarına kıymet verdiği için değil, anlatacağı acayipliklerden heyecan alacağı içindir. fena konuşan şahıs her vakit henüz da fena şeyler işitecektir.

Print this item

  Zihnin karmaşık yapısını anlamada ilerlenen zorlu yol
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 08:59 PM - Forum: Nesilden nesile aktarılan bilinç - No Replies

İnatçılıklar zihnin urları ve hiçbir şeyi doğru yapamayan tutkunun meyveleridir. Her konuda münakaşa yaratan insanlar vardır. Onlar etkileşimin harbi haydutlarıdırlar. Onların sorumluluğunu aldığı her şey zaferle sonuçlanmalıdır. Sulh içinde nasıl yaşanır bilmezler. Bu tür insanlar kaideleri koyduklarında ve hâkim olduklarında ölümcüldürler. Çünkü onlar yönetimi bir isyan haline getirir, çocuk olarak kabul etmeleri şart olan kişilerden hasım yaratırlar. Onlar stratejiyle her şeyi etkilemeye çalışır, bunlar da adeta bizzat becerilerinin bir meyvesiymiş gibi davranırlar. Ama diğerleri onların menfi davranışlarını ayrım ettiklerinde onlara karşı isyan ederler. Böylelikle onların şeytani planlarını bilakis çevirmeyi öğrenirler. Onlar hiçbir işte başarılı olamaz, yalnızca belaları üzerlerine çekerler. Çünkü her şey onların düş, imaj kırıklıklarını arttırmaya hizmet eder. Dar bir kafaya ve çürümüş bir kalbe sahiplerdir. Bu tür canavarlardan kaçmak dışında, hiçbir çözüm yoktur. Onların tiksindirici doğalarına katlanmaktansa, barbarca vahşetin yargı sürdüğü memleketlere dahi gidilebilir.

Bugünlerde bu türden adamlarla karşılaşmak kaçınılmaz olmasına karşın, siz ikiyüzlü olmayın. açıkgöz olarak kabul edilmektense ihtiyatlı olun. Herkes bizzat meselelerinde bunu gösteremese dahi, davranıştaki samimiyet herkesi hoşnut eder. Samimiyet banalliğe, zekilik de kurnazlığa doğru kaymamalıdır. Sinsi olarak nitelendirilip korkulan biri olmaktansa, akıllı kabul edilerek hürmet görmek henüz iyidir. aleni yürekliler sevilirler, ama basit kandırılırlar. En büyük beceri hileleri ifşa edebilmektir. Yalınlık altın çağların, kurnazlık ise yaşadığımız zor günlerin özelliğidir. Ne yapması gerektiğini bilen bir adam olmanın itibarı takdire şayandır ve kendine güvenmeyi tetikler. ama ikiyüzlü olarak anılmak aldatıcıdır ve güvensizliği doğurur.

Vakte ayak uydurmak vakte hükmetmek demektir. İstediğini elde edebilen şahıs katiyen ününü kaybetmez. Kuvvet işe yaramadığı vakit zekanızı kullanın. İki yoldan birini seçin; ya kralların cesaret yolu veyahut hilekarların patikası. Beceri güçten henüz etkilidir ve kurnazlık cesareti, cesaretin kurnazlığı yendiğinden henüz çok yenmiştir. Uzanamadığınız ciğere mundar demek, bazen en iyi yoldur.

Kendilerine ve diğerlerine doğru davranma yolunu bir türlü bulamayan kimi insanlar vardır. Onlar her vakit aptallığın eşiğindedirler. Onlarla basitçe tanışır, ama onlardan basitçe ayrılamazsınız. Bir gün içinde binlerce can sıkıcı olayla karşılaşmak, onlar için alelade bir durumdur. Onların mizacı her vakit yanlış atılım yapar, bu yüzden her şeyle ve herkesle aksi düşerler. Yargılama yetkisini yanlış kullanarak, bu yüzden herkesi mahkum ederler. ama insanların sabrının ve sağduyusunun en büyük sınavı, iyilik namına hiçbir şey yapmayan ve her vakit menfi şeylerden bahseden kişilerdir. Terbiyesizliğin geniş ülkesinde yaşayan oldukça çok canavar vardır.

lisan yabani bir hayvandır. Bir kez saldınız mı artık yakalanması fazla zordur. Bu akıllı adamların sıhhat değerlendirmesi yapabilecekleri bir ruh nabzı gibidir. Bu nabız atışı yardımıyla, dikkatli bir gözlemci kalbin tüm hareketlerini hissedebilir. En kötüsü de şudur ki, en fazla ağzı sıkı olması şart olan şahıs, ağzı en az sıkı olandır. Bilge şahıs kendisini endişelerden ve utanç verici vaziyetlerden koruyarak, bu becerisini en fazla da kendisi üzerinde gösterir. Yolunda ihtiyatla ilerler. Tarafsızlık ile alakadar bir Janus, uyanıklık ile alakadar bir Argus’tur. Tedbirlilik ile alakadar ise hep tetiktedir. Momus gözlerini göğsündeki pencereye değil, ellerine yerleştirmelidir.

Ne yapmacıklıktan, ne de dikkatsizlikten ötürü uçuk kaçık olmayın. oldukça çok şahıs acayip durumlara sebep olan mühim ve kendine has niteliklere sahiptir. Bunlar üstün farklılıklar değil, kusurlardır. Aynen kimi insanların çirkin olarak tanınması gibi, kimi insanların da diğerlerine karşı davranışları onları itici yapar. Bu tür tuhaflıklar yalnızca o insanların yabansı alamet-i farikaları olurlar ve onların hor görülmelerine veyahut kendilerine fena niyetle yaklaşılmasına yol açarlar.

Print this item

  Analiz yeteneğindeki gelişimin insana etkisi
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 08:55 PM - Forum: Geçmişten günümüze toplumsal farkındalık - No Replies

Bu büyük üstatların bir vecizesidir. Büyük üstatlar bu vecizeyi bizzat öğrencilerine anlatmaktan da gurur duyarlar. Bir insan her vakit büyük ve üstün kalmalıdır. Sanat ustalıklı bir şekilde öğretilmelidir. Bilginin kaynağı bilgiyi verenden henüz gerilere uzanmak zorunda değildir. İnsan böylece saygınlığını ve diğerlerinin kendine olan bağımlılığını idame ettirir. Eğlencede ve eğitimde kurallara uymalısınız: Beklentileri koruyun ve mükemmellik yolunda ilerleyin. Hazırlıklı olmak yaşamın ve başarının fazla mühim kaidelerinden biridir. Bu bilhassa yüksek mevkideki insanlar için geçerlidir.

Bu, olayları keşfetmenin belli başlı noktalarından biridir. Utanılacak vaziyete düşmeden başkalarını utandırmak gerekir. Gerçeklik oyuna tutkuyu getirir. Biraz kuşku insanların sırlarını ortaya dökmelerini sağlar. Kilitli bir kalbin anahtarı budur. Kurnazlık hem zihni, hatta iradeyi sınar. diğer bir insanın esrarlı sözlerini küçümsemek fazla saklı sırların dahi izinin sürülmesine neden olabilir. Tatlı bir yem onları yüzeye çıkarır ve dilden döküldükleri anda, hilekarlığın açıkgöz ağına düşmüş olurlar. Dikkatinizi kendinize saklayarak diğerlerini henüz az dikkat çekici hale getirebilirsiniz. Bırakın düşünceleri kapalı bir kutu olan kalplerinden çıkıp ağızlarından dökülsün. Şüphe merakın öğrenmek istediklerini öğrenmek için kullandığı en açıkgöz maymuncuktur. Çünkü bu şekilde, merak edilen şeyi bulabilirsiniz. Hocasına karşı çıkmak talebe için de iyi bir stratejidir; bu yüzden o vakit hoca gerçeği henüz direk ve kuvvetli bir biçimde anlatım etmeye başlar. Böylece orta halli bir çekişme fazla iyi bir derse dönüşür.
Bir gafı düzeltmek için birkaç adet henüz yapmak fazla rastlanan bir durumdur veyahut bir ayıbı diğer bir ayıpla örtmek olağan bir şeydir. Aptallar yalanlara bağımlıdır, bu yüzden bir yalanı desteklemek için başkalarını söylemeye gereksinim duyarlar. fena bir vaziyette başa gelebilecek en fena şey onunla savaşmak ve henüz da kötüsü bunu gizleyememektir. Başarısızlık kendisinden sonra istikbal olan başarısızlıklara da hizmet eder. Akıllı bir insan hatayı bir defa yapar, ikincisini yapmaz. yanılgı da abes otururken değil, yalnızca çalışırken yapılır.

Saldırıya geçmeden evvel rakiplerinin gardını düşürmek amel adamlarının aldığı bir önlemdir. Böylece yenilerek fethederler. Arzularına erişmek için onları gizlerler. Mücadelenin nihayetinde galip gelmek için kendilerini her vakit ikinci tasarıda tutarlar. Bu metot ayrım edilmediği sürece basit kolay başarısızlıkla sonuçlanmaz. çünkü niyetlerin farkında olabilmek için her vakit uyanık olun. şayet rakipleriniz planlarını saklamak için kendilerini ikinci tasarıya atarlarsa, siz bunu ayrım ederek önceden davranın. Basiret sayesinde, kullanılabilecek bu tür hileleri ayrım edebilirsiniz. Sağduyu rakiplerin kullanabilecekleri sahtelikleri sezinler ve amaca erişmek için öne sürecekleri bahaneleri ayrım eder. Onlar bir şeyi ele geçirmek için diğer bir şeye yönelirler. Bu yanıltmadan sonra, fazla keskin bir şekilde asıl hedeflerine saldırırlar. Onlara avantaj tanıdığınızı bilmek ve bazen yapacaklarını anlayabildiğinizi hissettirmek güzeldir.

Bu yalnızca düşüncelerinizin açıklığına değil, hareketliliğine de bağlıdır. Bazılarının bir şeyi kavraması basit olsa da, bunu işe dökmeleri zordur. Açıklık olmadan zihnimizin çocuklarını, düşüncelerimizi ve yargılarımızı tam olarak hayata geçiremeyiz. oldukça çok insan bu kapasiteye sahiptir. Geriye kalanlar ise düşündüklerinden henüz fazlasını söylerler. İradenin tutarlılığı, düşüncenin nasıl anlatım edildiği ehemmiyetlidir. Bunlar iki büyük armağandır. Akla yatkın zihinler takdire şayandır, ancak komplike zihinler tam olarak anlaşılmadıkları için hürmet görürler. Bayağılıktan kaçınmak istiyorsanız, bazen belirsizlik de iyidir. Söylediklerini bir fikirle ilişkilendiremeyen bir insan, nasıl olur da dinleyiciler tarafından anlaşılabilir?
Bugünkü arkadaşlarınıza adeta onlar yarın düşmanınız, hem de en fena düşmanlarınız olacaklarmış gibi davranın. Bu tür durumlar harbiden de meydana geldiği için, bunlar sizin önlemleriniz olsun. Arkadaşınız olmaktan vazgeçenler için, onlara karşı bir cenk başlatmada kullanılabilecek silahları derhal elinize almayın. başka yandan, düşmanınız için dahi barışma kapısını aleni tutun. Bu özdeş vakitte cömertlik kapısıysa, henüz da güvenli olacaktır. pek çok zaman öncesinin intikamı, bazen bugünün işkencesidir ve yaptığımız bir kötülükten heyecan almanın sonu acıya dönüşecektir.

Print this item

  Aklın ulaşabileceği uç noktalar
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 08:52 PM - Forum: Geçmişten günümüze toplumsal farkındalık - No Replies

Her yerde, Corinth’de ve hem de en asil ailelerde dahi bayağı mizaçlı kişilerin olduğunu bilin. Herkes kendisi için bir şeyler yapmaya çalışır. Fakat bayağılığa bayağılıkla karşı dercetmek gibi bir vaziyet vardır ki, bu en fena tutumlardan biridir. Bu hususi tür umumi türün tüm özelliklerini taşır, fakat henüz tehlikelidir; aptalca konuşur, küstahça suçlar, cehaletin bir çömezi, budalalılığın hamisi ve skandalların üstadıdır. Ne söylediğini ayrım etmenize lazım yoktur, ne düşündüğüyle ise henüz da az ilgilenin. Bayağılıktan kaçınmak için onun ne olduğunu bilmek gerekir, nesnel de olsa öznel de olsa bu amel böyledir. Ahmaklık bayağılıktır ve bayağı insanlar ahmaktır.

İnsan talihsizlik olasılığını da göz önünde bulundurmalıdır. Tutkulara değin dürtüler sağduyunun ayağını kaydırır ve bunlardan ötürü hüsrana uğrama olasılığı vardır. Bir anlık hiddet veyahut heyecan sizi saatler boyu süren sükûnetten henüz öteye taşıyabilir ve anlık yapılan bir yanılgı tüm hayatınıza leke sürmeye yetebilir. Açıkgöz kişiler insanların zihninin derinliklerine inmek için bu tür baştan çıkma anlarını kullanırlar. İnsanın sakıntı duygusunu sınamak için bu tür yöntemlerden faydalanırlar. Ilımlı ve sakin olmak buna karşı alınacak bir önlemdir. Özellikle acil durumlarda sakin olmak kurtarıcımız olabilir. Bir tutkunun başımıza bela olmasını önlemek için düşünmek fazla ehemmiyetlidir, hele de vazife esnasında böyle davranmak henüz da ehemmiyet kazanır. Ancak tehlikenin farkında olan kişiler tehlikeli bir yolda ilerlemeye sürek edebilirler. Bazen bir sözü söyleyenden fazla, onu duyan ve hakkında düşünen şahıs henüz büyük ehemmiyet kazanır.

Akıllılar genelde mantıklarını kaybettikleri vakit, ahmaklar ise onu bulamadan ölürler. Ahmakların hastalığından ölmek, fazla düşünceden ölmek demektir. Bazıları fazla düşündükleri ve fazla hisli oldukları için ölürler. Bazıları hiç hisli olmadıkları ve düşünmedikleri için yaşarlar. Bunlar ahmak oldukları için acıdan ölmezler. Ahmak fazla bilgi yüzünden ölen kişidir. Çünkü bazıları fazla bildiği, bazıları ise yeterince bilmediği için ölür. Çoğu insan aptal gibi ölmesine karşın, pek az insan aptal olarak ölür.

Bu hususi bir politik hamledir. Onların hususi güçleri vardır bu yüzden basittirler, öyle ki bireysel bir aptallıkla baştan çıkarılamayacak oldukça çok insan, evrensel aptallıktan kendini kurtaramaz. Şahsi bir ahmaklık evrensel ahmaklıktan pek de ırak değildir. İnsan ne olursa olsun, hangi özelliğe sahip olursa olsun bu konularda belirli önyargılara sahiptir. Bizzat talihsizliği yüzünden hoşnut olmayan insanlar başkalarının talihini kıskanırlar. Dahası, bugünün insanları geçmişi överken, buradaki insanlar da diğer yerdeki şeyleri överler. İnsana her şeyin eskisi en iyisiymiş gibi gelir ve ulaşılamayan her şey henüz değerlidir. Her şeye gülen veya her şeye ağlayan insan harbi bir ahmaktır.

Bu tehlikeli olmasına karşın, iyi bir insan kendini bu konuda konuşmaktan alamaz. Fakat doğruluk büyük beceri isteyen bir konudur. Ruhun en müthiş doktorları doğruluğun keder haplarını tatlılaştırmaya müthiş bir ehemmiyet verirler. Çünkü yanılsamalar ortadan kalktığı vakit geriye acının özü kalır. Kibar bir tutum yeteneklerin gösterilmesi için bir fırsattır. Özdeş doğrulukla biri göklere yükselirken, bir öteki yerle bir olabilir. Bugünün sorunlarına adeta uzun zamandır varmış gözüyle bakmak gerekir. Anlamasını bilen için biricik laf yeterlidir, şayet kifayet olmuyorsa artık sessizlik zamanıdır. Prensler fazla katı görevlerle terbiye edilmemelidir, çünkü onlar için göz boyama kaçınılmaz bir şeydir.

Cennetteki her şey bir lütuftur, cehennemde ise her şey sefilliktir. Dünya cennet ve cehennemin arasındadır. Biz iki uç noktanın arasında yaşamaktayız ve çünkü de her ikisini de paylaşırız. Alınyazısı değişkendir, hayattaki her şeyin nedeni iyi talih olmadığı gibi, şanssızlık da değildir. Bu dünya bir hiçtir, bizzat başına hiçbir değeri yoktur. Fakat önünde cennet olduğu için fazla şey anlatım eder. Umursamazlık, inişleriyle çıkışlarıyla sağduyudur ve akıllılara göre hayatta fazla büyük ilginçlikler yoktur. Hayatımız bir güldürü gibidir, giderek henüz kompleks hale gelir. Fakat karışıklıklar yavaş yavaş çözümlenir. Önemli olan perdenin iyi bir finalle kapanmasıdır.

Print this item

  Doğruluk hakkında düşünseller
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 08:48 PM - Forum: Geçmişten günümüze toplumsal farkındalık - No Replies

Saygınlığa giden yol erdemden geçer. Erdemle çıkılan yol henüz da kısalır. Dürüstlük biricik başına kifayet değildir. Zorbalık ve ısrar küçültücüdür, bu yüzden bunlar aracılığıyla gelen şeyler öyle lekelenmiştir ve güvenilmezdir ki, şöhrete ziyan verir. En iyi yol orta yol, başka bir deyişle adalet edilen bir yerle, ite kaka varılan bir yerin arasıdır.

Mutluluktan ırak kalmamak için istek edeceğiniz bir şeyler mutlaka olsun. Vücut soluk almalı, ruh da her vakit istekli olmalıdır. Şayet bir insan her şeye sahipse, bu kişide bir memnuniyetsizlik oluşabilir. Bilgi ile alakalı olarak her vakit öğrenilecek şeyler bırakılmalıdır. Bu sayede merak ve zevk artar. Mutluluktan sıkılmak ölümcüldür. İnsanlara tam memnuniyet vermemek biraz da doğru bir politikadır. Şayet istek edilecek bir şey kalmazsa her şeyden korkulur ve bu da mutsuzluğa yol açar. İstek öldüğü vakit korku doğar.

Dünyayla beraber aptallar da yükselir, şayet us diye bir şey varsa, o da aptallığın ilahi olanla kıyaslanmasıdır. Fakat en büyük aptallar kendisinin değil de başka insanların aptal olduğunu zanneden insanlardır. Akıllı olmak için akıllıymış gibi görünmek kifayet değildir. Bir şey bilmediğini sanan şahıs gerçekte bir şeyler bilmektedir ve başkalarının görmediğini göremeyen insanlar kör sayılır. Tüm dünya aptallarla dolu olmasına karşın, aptal olduğunu düşünen hiç kimse yoktur, hem de bundan kuşku bile etmezler.

Bir insan iyi konuşabilir ve haysiyetli davranışlarda bulunabilir. Bir insanın mükemmelliği kalbindedir, diğerinin beynindedir ve bunların her ikisi de ruhun asaletinden kaynaklanır. Vaatler icraatların gölgesidir. Konuşmak bayanlara özgüdür, icraat ise erkeklere. Şanlı bir insan olarak bilinmektense, harbiden şanlı bir insan olmak ehemmiyetlidir. Konuşmak basit, icraat zordur. Hareketler yaşamın materyalleri, sözlerse yaşamın gösterişsiz süsleridir. Yapılan icraatlar kalıcı, en çarpıcı sözler ise geçicidir. Hareketler düşüncenin meyveleridir ve şayet akıllıca olurlarsa, etkili de olurlar.

Bu insanlar fazla fazla değildirler. Dünyada yalnızca bir adet Anka Kuşu vardır, bir büyük general, bir müthiş konuşmacı, yüzyıla damgasını vuran bir filozof, bir ünlü kral... alelade kişiler ise sayıca üstün oldukları için değersizdir. Büyüklük mükemmellik gerektirdiği için nadiren ortaya menfaat. Sezar ve İskender gibi oldukça fazla insan isimlerinin başına “büyük” gibi sıfatlar alırlar, fakat bu boşunadır; bu yüzden icraatlarla desteklenmeyen böyle sanlar, beyhude soluk tüketmekten diğer bir şey değildir. Dünyaya birkaç adet Seneca gelmiş olmasına karşın, yalnızca bir adet Apelles vardır.

Bu istediğiniz şeyleri elde faktörün zekice bir yoludur. Onları hor görüyormuş gibi davranırsanız, aradığınız vakit bulamadığınız kimi şeyleri, hiç istemediğiniz bir vakitte elinizde bulursunuz. Bütün kalımsız şeyler ölümsüz olanların yansımaları olduğu için, aynen gölge gibidirler. Onları takip eden insanlardan kaçar, onlardan kaçan insanları kovalarlar. Küçümseme intikam almanın en zekice yoludur. Akıllıların değişmez bir kaidesi kendilerini katiyen kalemle savunmamalarıdır. Bu tarz bir koruma her vakit leke bırakır ve rakibin saldırısını cezalandırmaktansa onu ödüllendirir. Bu büyük insanların rakipleriymiş gibi davranmak, değersiz insanların bir hilesidir ve bu sayede fena şöhreti dolambaçlı yollardan kazanırlar; bu yüzden doğru yollardan gittikçe bu başarıya ulaşamazlar. Rakipleri onların farkına varmasaydı, varlıklarından haberdar dahi olmayacağımız oldukça çok insan vardır. Bir insanı görmezden gelerek alınandan henüz büyük bir intikam yoktur; bu yüzden böylelikle o kişiler gerçekte hiç yokmuş gibi davranılır. Pervasız insanlar tarihte yer almış kimi güzellikleri yakarak sonsuza dek ünlü olarak kalmayı umarlar. Skandallar yaratsanız dahi gerçekte kaybedersiniz ve bu da rakibi hoşnut eder. Çünkü bu ufak lekeler insanın şanını söndürmese dahi, parlaklığının solmasına yol açabilir.

Print this item

  Bir alimin bakış açısından öğretiler
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 08:44 PM - Forum: Toplumsal anlayışın günümüzde etkileri - No Replies

Uyanıklık kurnazlığa karşısında başvurulabilecek biricik savunmadır. İnsanların niyetlerini anlamak ile alakadar gayretli olun. Oldukça çok insan bizzat işlerini başkalarına yaptırma ile alakadar başarılıdır ve bu kişilerin niyetlerinin farkında olmazsanız, kendinizi bir gün onlar için ateşe atılmış halde bulabilirsiniz.

Özellikle de yaşamın başında. Herkes, özellikle da bunu adalet etmeyenler kendileri hakkında iyi şeyler düşünür. Herkes şansının yaver gitmesini diler ve kusursuz olduğunu düşünür. ümit mübalağalı vaatlere çanak tutsa da, tecrübe bunları adına getirmez. Bu gibi abes hayaller yalnızca sıkıntı doğurur. İnsanlar gerçeği ayrım ettiklerinde bunu anlarlar. Akıllı insan böyle hataları sezinleyebilir. Bu kişiler her vakit iyiyi umsalar da, en kötüye karşı da hazırlıklıdır ve bu sayede başlarına gelenleri soğukkanlılıkla karşılarlar. Doğrudur, hayatta fazla yüksekleri hedeflemek akıllıcadır, fakat bu hedefler henüz hayatınızın başında sizi amacınızdan uzaklaştıracak kadar büyük olmamalıdır. Böyle beklenti ayarları yapmak gereklidir, bu yüzden beklentilerin gözü fazla yükseklerde olsa da, yaşananlar önceden gelir. Ahmaklığın en iyi devası sağduyudur. Şayet bir insan kendini sınırlarını bilirse, ideallerini de gerçeklikle uzlaştırabilir.

Birisine bir şey öğretemeyecek insan yoktur ve henüz da yukarılara taşınamayacak üstünlükte bir insan da olamaz. Her insandan nasıl yararlanılması gerektiğini bilmek yaralı bir bilgidir. Akıllı insanlar herkesin değerini bilir, bu yüzden onlara göre, herkesin iyi bir yanı vardır ve bir şeyi iyi yapmanın ne kadar zor olduğunun da farkındadırlar. Ahmaklar herkesi küçümser, bu nedenle de iyinin farkına varamaz, her vakit kötüyü seçerler.

Hiç kimse hâkim yıldıza sahip olamayacak kadar çaresiz değildir şayet talihsizse bunun sebebi yıldızından habersiz olmasıdır. Kimi insanlar nedenini bilmemelerine karşın varlıklı ve kudretli kişiler arasında bir yere sahiptir. İyi talihin yollarını açtığını düşünürler. Bazıları ise şanstan değil de akıldan yardım alırlar. Bir insanın algılanması veyahut karşılanması toplumdan topluma ve şehirden şehre değişebilir. Nitelikleri hiç değişmemesine karşın, şu mevkide veya bu işte bir diğerinden fazla henüz başarılıdırlar. Şans kartları nasıl ve ne vakit istiyorsa öyle dağıtır. Rehber yıldızınızı izleyin ve onu başkasıyla karıştırmadan yönünüzü bulun.

Bir ahmağı gördüğü vakit tanımayanın, kendisi de ahmaktır. Bu insanlar ahmaklardan ırak durmayan insanlardır. Ahmaklar tehlikeli arkadaşlar ve insanı mahveden sırdaşlardır. Bizzat dikkatleri ve başkalarının ilgisi bazen onları belli sınırlar içinde tutsa da, özdeş ahmaklıkları yapmaya sürek ederler. Kendilerine hayrı olmayanlara muavin olunamaz. Onlar en şanssızlardır, ahmakların Nemesis’idirler ve bu kişiler her şekilde karşılık öderler. Onlar hakkında o kadar da fena olmayan biricik bir şey şudur; akıllıların hiç işlerine yaramasalar da ne azından bir ikaz levhası görevi görürler.

Özellikle yüksek görevlerde, insanın değerinin anlaşılmasını sağlamak için sınırlarını geçmesi şart olan milletler vardır. Onların ülkesi her vakit büyük beyinlerin anavatanı gibidir. Bizzat vatandaşlarında hasetlik uyandırıp onların ulaştığı yüksek yerleri değil de, başlangıçtaki ufak hallerini hatırlamalarına yol açarlar. Dünyanın bir ucundan gelen bir toplu iğne değerlidir, aynen dışarıdan gelmiş bir parça boyalı camın bazen elmas değerinde olması gibi... Dışarıdan gelen her şeye hürmet duyulur. Hem uzaktan geldiği, hatta amade ve kusursuz olduğu için. Öyle insanlar görürüz ki, bir zamanlar köyün maskarasıyken şimdi şehrin gözdesi olmuşlardır. Bu insanlar memleketlileri ve yabancı kişiler tarafından övülürler. Yabancı insanlar onları överler, bu yüzden uzaktan gelmişlerdir. Memleketlileri onları sever, bu yüzden uzaktan görürler. Mihraptaki ahşap yontu, onun bahçedeki ağaç gövdesi olduğunu hatırlayan kişilerden hürmet görmez.

Print this item

  Yaşamın bilinmeyen yönlerini anlamaya çalışma sanatı
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 08:40 PM - Forum: Toplumsal anlayışın günümüzde etkileri - No Replies

Birincisini yaptığınızda itibar kazanır, ikincisini yaptığınızda nefretten kaçınırsınız. Büyük bir insan yardım almaktan fazla, yardım etmekten heyecan alır. Bu onun eli açık yapısının bir ayrıcalığıdır. Bir insan ya anlayıştan, veyahut pişmanlıktan ötürü kendisi keder çekmeden başkasına keder çektiremez. Yüksek mevkilerdeki insanlar mükafat ve ceza aracılığıyla çalışır. çünkü birincisini kendinize, ikincisini başkalarına ayırın. Yanınızda her vakit hoşnutsuzluk, nefret ve kara çalma oklarının yöneltilebileceği biri olsun. Kalabalıkların nefreti köpeklerinki gibidir; acısının harbi nedenini es geçerek, gidip kamçıyı ısırır ve harbi suçlu olmamasına karşın, cezayı kamçı çeker.

Bu bizim heyecan kredimizi artırır; bu yüzden neyin kusursuz olduğunu ve bunun nasıl ödüllendirileceğini öğrenmişiz demektir. Bu bize konuşmak için malzeme verir ve çabalarımızdan ötürü bizi henüz da cesaretlendirdiği için, önümüze serilmiş nimetleri takdir ederiz. fakat bazıları bunun tam tersini yapar. Konuşmalarında hep bir küçümseme vardır ve orada bulunanları pohpohlarken orada olmayan kişiler hakkında ileri arka konuşurlar. Bu onları yüzeysel insanlar yapar ve bu kişiler başkaları hakkında fena konuşmanın iyi bir şey olmadığının farkına varamazlar. Çoğu insan geçmişteki üstünlüklerden fazla, günümüzdeki alelade davranışlara kıymet verir. önlemli insanlar bu şeytanlıklara dikkat eder. Ne diğer insanların aşırılıklarından korkarlar ne de onların pohpohlamalarıyla havalara girerler. Bilirler ki bunların ikisi de özdeş davranışın iki ayrımlı yüzü, konuşmaları içinde bulunulan topluluğa uydurma eğilimidir.

Noksanlıklar ne kadar fazlaysa, işler de o kadar sarpa sarar. Düşünürler yoksunluğun gerçekte mevcut olmadığını, başka yandan devlet adamları da bunun herkesi kapsayan bir şey olduğunu söyler ve iki yan da haklıdır. oldukça çok insan bizzat amaçlarına erişmek için başkalarının noksanlarını basamak olarak kullanır. Onlar fırsatları değerlendirip memnuniyetin zorluklarından bahsederek insanların heveslerini kursaklarında bırakırlar. Bir şey istemenin enerjisi, ona sahip olmanın ataletinden henüz fazlasını vaat eder. Arzuya beslenen ihtiras karşı gelmelerle beraber henüz da artar. Hem karşınızdakinin arzusunu tatmin etmek, hatta onun sana olan bağımlılığını savunmak büyük bir ustalıktır.

Faydasız kişiler dahi bunu ölümsüzlükte bulur. Telafisi olmayan bir sıkıntı yoktur. Ahmaklar şanslıdır ve çirkinlerin şansı zati herkes tarafından bilinir. Çok kıymetli olmayan şahıs uzun yaşar. Çatlak cam basit kırılmaz, fakat dayanıklılığı hakkında mutlak bir kaygı vardır. Öyle görünüyor ki, şans büyük kişileri kıskanır çünkü de faydasızlara uzun hayat fırsatı vererek vaziyeti eşitler, mühim kişilerin ömrü pek uzun değildir. Yükü ağır olanlar kısa vakitte kedere boğulurken, bir önemi olmayanlar yaşayıp giderler. Talihsiz kişiler hem ölümün, hatta şansın onları unuttuğunu düşünürler.

Bu hileli bir durumdur. Bazıları sihirli iksir yapmak için Teselya’nın şifalı bitkilerine gereksinim duymaz, bu yüzden onlar yalnızca selamlarının zarafetiyle aptalları büyülerler. Onlar ödemelerini Zarafet Bankası’ndaki hesaplarından, hoş lafların esintisiyle yapar. Her şeyi vaat etmek, hiçbir şey vaat etmemek demektir. Sözler ahmaklar için hazırlanmış birer tuzaktır. harbi nezaket icraatlarla gösterilir, yapmacık ve faydasız olanı ise aldatıcıdır. Bu saygıdan fazla güçle alakalıdır. Biz insana değil, onun sahip olduklarına boyun eğeriz ve iltifatlar insanların görünen niteliklerine değil, arzulanan üstünlüklerine yapılır.

Yaşamak için, yaşatın. Huzurlu insanlar yalnızca yaşamakla kalmaz, hayata cihet de verirler. Duyun, görün ve sessiz olun. İhtilafın olmadığı bir yaşam rüyasız bir uyku getirir. Uzun ve güzel bir yaşam sanki iki kat sürer. Bu da huzurun meyvesidir. Sahip olduklarına gerçekte yoklarmış gibi davranan şahıs, her şeye sahiptir. Her şeyi içinize atmak kadar aptalca bir davranış yoktur. Bizi ilgilendirmeyen şeylerle canımızı sıkmak, bizi ilgilendiren şeyleri hiç umursamamak kadar aptalcadır.

Print this item

  Duygu ve insan dünyasında gerçekliğin tanımı
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 08:37 PM - Forum: Toplumsal anlayışın günümüzde etkileri - No Replies

Hiçbir şey harbi kadar dikkat gerektirmez, onunla insan yüreğini deşebilirsiniz. Gerçeği gizlemek, bazen onu dile getirmek kadar ehemmiyetlidir. biricik bir yalan dahi bir şöhreti lekeleyebilir. Yalancılık hainlik ve henüz da kötüsü, yalan söyleyen şahıs hain olarak görülür. Ancak tüm doğrular dile getirilemez, bazılarını bizzat iyiliğimiz için, bazılarını da başkalarının iyiliği için gizlememiz gerekir.

Bu sağduyunun mühim bir parçasıdır. Başkalarını gözünüzde fazla büyütmeyin, böylece onların fazla büyük olduklarını düşünüp çekinmezsiniz. düş, imaj gücü katiyen kalbimize teslim olmamalıdır. oldukça fazla insan onları uzaktan tanıdığımızda kusursuz gibi görünür, ama henüz yakından tanımaya başladığımızda bunun böyle olmadığını ayrım edebilirsiniz. Hiç kimse insanlığın sınırlarını aşamaz. Her insanın ya yüreğinde veyahut zihninde bir zayıflık vardır. Ciddiyet belirgin bir otorite getirir, ama bu nadir olarak şahsi güçle paraleldir. Çünkü şans bir mevkiin büyüklüğünü çoğunlukla orayı elinde tutanın yetersizliğiyle vurgular. düş, imaj gücü çoğunlukla olayların üzerine atlar ve bir takım şeyleri olduklarından henüz parlak gösterir. düş, imaj gücü nesneleri olduğu gibi değil, görmek istediği gibi görür. Geçmişteki prestij kaybına karşın, dikkatli bir nazar kısa vakitte her şeyi düzeltir. şayet us korkaksa ahmaklık ihtiyatsız olur. Ve özgüven cehalete yardım ederse, akıllılar ve cesurlara kim bilir ne yapar!

Aptal tamamiyle ikna edilmiştir ve tamamiyle ikna edilmiş insanlar aptaldır. Bir insanın nazar açısı ne kadar hatalıysa, onun sahibi de ona o kadar bağnazca inanmış demektir. Kesinliği kanıtlanmış durumlara dahi şüpheyle yaklaşmak gerekir. Bir görüşe hangi mantıkla sahip çıktığımız dikkatten kaçmaz, ondan vazgeçmekteki nezaketimiz ise ayrım edilecektir. İnatçılığımız zafer kazansak dahi kaybetmemize yol açar. Bu vaziyette zaferi kazanan doğruluk değil kabalıktır. Görüşlerini değiştiremeyeceğimiz bağnazlar vardır, inatlarına bir de özenç eklediniz mi, neticede ortaya yıldırıcı bir budala menfaat. Sebat zihin için değil, istem, istenç için olmalıdır. fakat bazılarını çifte başarısızlığa uğratacak istisnai durumlar vardır. Onların hem muhakemeleri hatta onun uygulama biçimleri yanlıştır.

Krallarda dahi bu yapmacıklık yabansı karşılanır. Çok resmi olmak sıkıcıdır ancak tüm uluslarda da bu tuhaflık laf konusudur. Aptallık kisvesi bu tarz şeylerden örülmüştür. Bu tarz insanlar bizzat ciddiyetlerine taparlar, fakat onu kaybetmekten bu kadar korkmaları gerçekte yapılan görevli seçiminin ne kadar adaletsiz olduğunun kanıtıdır. hürmet beklemek herkesin hakkıdır, fakat resmiyet delisi olarak algılanmamalıyız. Ancak şu bir gerçektir ki, resmi şatafatın dışında kalabilmek için bir insanın üstün niteliklere sahip olması gerekir. Protokol kurallarına ne tapın ne de onları ufak görün; böyle ufak şeyleri çok büyüten veyahut abartan biri katiyen harbi manada büyük olamaz.


Çünkü atışınız boşa giderse ziyan telafi edilemez boyutta olacaktır. İnsan bir kere, bilhassa de ilk seferde pekâlâ kaybedebilir. Şartlar her vakit müsait olmayabilir. Ne derler bilirsiniz: “Şans bir gün herkese güler”. Her vakit ikinci adımınızı ilk adımınızla ilişkilendirin. Başarılı olsa da olmasa da, birinci adımınız ikinci adımınızı telafi edecektir. Her vakit henüz iyi yöntemlere ve olanaklara yönelin. Olaylar talihin kırk türlü haline bağlıdır. çünkü başarının tatmini fazla ender ulaşılabilen bir şeydir.

Doğruluk, atlaslar giyse de, altınlar taksa da ahlaksızlığı tanır, fakat bunlar karşısında bizzat karakterini gizleyemez. Efendisinin asaleti örtüyor diye, kölenin rezilliği saklanmaz. Ahlaksızlar yükseklerde oturabilirler, fakat bu vaziyet gerçekte alçak olduklarını gizleyemez. Çoğu şahıs büyük insanların da kusurları olduğunu görür, fakat büyük insanların o kusurlarından ötürü büyük olmadığını düşünmezler. Büyük insanlar o kadar aldatıcıdır ki, ahlaksızlıklarını dahi yaldızla örterler. Bu, onları pohpohlayan kişiler, büyük insanlarda yaldız sandıkları özellikleri ufak insanlarda gördüklerinde iğrendiklerini ayrım edene kadar sürer gider.

Print this item

  Duygu bilimde içsel yolculuk
Posted by: trmanga - 04-21-2021, 08:32 PM - Forum: Yaşamın uzaması adına söylemler - No Replies

Hiçbir şeyden hoşnut olmayan insanlardır. Bu temeli sağlam olmayan bir itibardır. fakat tüm insanlar böyle değildir. kimi insanlar aldatıcı yaparken bundan heyecan alırlar, şeytan gibidirler. Onlar gibi insanlara yalanlar (çünkü yalanlar henüz fazla vaat doludur), gerçeklerden (çünkü gerçeğin gücü sınırlıdır) henüz fazla heyecan verir. Çünkü yalan işin kolayına kaçmaktır. fakat neticede bunlar ne olursa olsun fena sonla karşılaşırlar. Çünkü yalanların sağlam bir dayanağı yoktur. yalnızca doğrular insanlara harbi şöhreti getirir. yalnızca gerçeklerin insana yararı dokunur. Bir yalan bir diğer yalanı doğurur ve her şey harbiden o kadar uzaklaşır ki artık patlaması lahza meselesidir. Temeli sağlam olmayan şeyler katiyen pek çok zaman yaşamazlar. henüz fazla itimat kazanmak için henüz fazla vaatte bulunsalar da, er veyahut geç bunların yanlışlığı ortaya menfaat.

İster sizinki, ister bir başkasınınki olsun, zekâ olmadan harbi bir hayat olanaksızdır. fakat oldukça fazla insan neleri bilmediğinin farkında değildir. Zekâdan kaynaklanan başarısızlıklar iflah olmaz bu yüzden farkında olmayanlar kendilerini ve kendilerinde neyin noksan olduğunu bilemez ve bu eksiği tamamlayamazlar. oldukça fazla insan kendilerini akıllı sanmasa, gerçekte harbiden akıllı olabilirdi. Bu yüzden us uzmanları değerlidir ve onlara fazla az başvurulur. us danışmak yüceliği azaltmaz veyahut insanın kapasitesinden kuşku edilmesine yol açmaz. Aksine, nasihat almak istemek henüz daha evvel yararlı öğütler aldığınız manasına gelir. şayet yenilgiye uğramak istemiyorsanız öğütler alırken mantığınızı kullanın.

İnsanların sizinle laubali olmasına da destur vermeyin. Laubali insanlar görünümlerinin onlara verdiği üstünlüğü ve kendilerine duyulan saygıyı kaybeder. Gökteki yıldızlar kendilerini ayağa düşürmedikleri için parlaklıklarını korurlar. İlahi olmak edepli olmayı gerektirir. Her laubalilik bir hor görme doğurur. İnsan ilişkilerinde, bir insanın neyi eksikse onu henüz çok sergiler, bu yüzden aleni ilişkilerde gerçekte saklanması gerekenleri de ortaya koyarsınız. Laubalilik katiyen arzulanan bir şey değildir; sizden yukarıda olanlar karşısında sergileneni tehlikelidir, sizden aşağıda olanlara karşı sergileneni ise yakışıksızdır. Bu kişiler alaka gösterildiği vakit derhal kendilerine gereksinim duyulduğunu sanırlar. Laubalilik zamanla bayağılığa yaklaşır.
Özellikle kendini önceden de kanıtladıysa. Kalbinizi dinlemekten kaçmayın. Kalbiniz en mühim şeyleri henüz önceden tahmin edebilen bir kâhindir. oldukça çok insan bizzat kalbinden korktuğu için yok olup gitmiştir. fakat bir soruna henüz iyi bir deva bulamıyorsak, kalbimize güvenmekten korkmanın ne manası vardır? oldukça çok insana tabiat tarafından öyle sağlam bir yürek verilmiştir ki, kalpleri onları her vakit talihsizliklere karşı uyarır, hem de onların etkilerini defeder. Kötülüklerin üstesinden gelemedikten sonra, onların peşinde koşmanın yararı yoktur.
Sırrı olmayan bir yürek aleni bir mektuptur. Sağlam bir temeliniz varsa sırlar saklanabilir, mühim şeylerin saklanabileceği hususi yerler vardır. Çok konuşmamak insanın kendine hâkim olabilmesinden kaynaklanır ve insanın kendisini denetim edebilmesi büyük bir zaferdir. Sırrınızı söylediğiniz herkese bir karşılık ödemeniz gerekecektir. Aklın güvenliği dahil dünyanın ölçülü olmasında yatar. çok konuşmanın rizikosu başkalarının çapraz sorgulamalarında yatar. Söylenenlerin birbirini tutmaması vaziyetinde sırlar ortaya çıkabilir. Bunlardan kaçınmak için, sağduyu sahibi şahıs her vaktinden de az konuşur. Yapılması gerekenlerin söylenmesi, söylenmesi gerekenlerin de yapılması gerekmez.

Aptallar katiyen akıllıların muhakemelerine müsait davranmaz, bu yüzden müsait yöntemleri bilemezler. Ketum kişiler başkası tarafından planlanmış ve hem de uygulanan bir şeyi sürek ettirmezler. İnsanlar bütün planı bir kere de aksi çehre ederek, olayları her iki nazar açısından da ele almalıdırlar. Yargılar değişebilir. Bırakın, daha karar vermemiş şahıs, akla yatkın olanla değil de olasılıklarla meşgul olsun.

Print this item